DUAYEN YAZAR “HASAN BASRİ YAVUZ” KALEME ALDI KARLIOVA KAR’A, ÇUKUROVA YAĞMURA HASRET KALDI 11.01.2021

DUAYEN YAZAR “HASAN BASRİ YAVUZ”

KALEME ALDI

KARLIOVA KAR’A,

ÇUKUROVA YAĞMURA HASRET KALDI

 

Geçtiğimiz yıllar bu mevsimde, Karlıova’da en az 1-2 metre kar olurdu. Bugün, Karlıovalılar kar tanesi arar oldu. Çukurova’ya gelindiğinde ise, Çukurovalılar her gün yağmur duasına çıkılacak bir kuraklık yaşamakta. Bu kuraklığın sebebi hepimizin bildiği gibi iklim değişikliğidir. İklim değişikliğinin nedeni ise, kuralsız yaşamayı benimseyen insanoğludur. İleri yaş grubunda bulunduğum için Adana’nın geçmiş yıllarını çok iyi bildiğimi hem söyleyebilir hem de yazabilirim.
Özellikle, çocukluk yıllarımda bu mevsimde, Adana’da sürekli yağmur yağardı. Bu yağmur suları zaman zaman nehirleri taşırır Adana’yı sel alırdı. Seyhan Barajı yapıldıktan sonra taşkın olayları azaldı ama Adana yağmursuz kalmadı. O dönemlerde Adana’da, evler tek katlı veya iki katlı idi. Her evde, ön ve yan bahçeler vardı. Yani Adana, o dönemlerde tam bir yeşil kentti. Nüfusun artış göstermesi, Adana’nın sürekli göç alması Adana’da çok katlı betonarme binalara geçişi hızlandırdı. Yani ağaçlar kesildi, tek katlı veya iki katlı evler yıkıldı. Bunların yerine 15-20 katlı beton binalar dikildi. Bugünün Adana’sında, gökyüzündeki bulutları veya güneşi görme şansı insanların elinden alındı. Yerkürede yapılan bu tahribat (ağaçların kesilmesi, ormanların yakılması, inşaat alanları açılması) bugün yaşanan kuraklığın ana nedenleri oldu. Bu tahribatın yanında, bir de hava kirliliğinin artması iklim değişikliğinin sebeplerini körükledi.
Özellikle bu yıl, Adana’da yaşanan iklim değişikliği bahçelerimizi süsleyen yeni dünya, dut, portakal gibi ağaçları da yanılttı. Kendi bahçemde bulunan yenidünyalar meyveye döndü, portakal ağacı çiçek açtı, dutlar yeşerdi. Tam manası ile bir bahar güzelliği yaşanır oldu (!) Adana’da Portakal Çiçeği Karnavalı, koronavirüs olmasaydı bu yıl portakal ağaçlarının iklime aldanarak erken çiçek açmalarından dolayı Şubat ayı başında yapılırdı. İnsanoğlu, Rabbimin yerküre üzerinde yaptığı bütün güzellikleri, rant peşinde koşarak değiştirmeye çalışması sonucu, bugün yaşadığımız gibi iklim değişmesine de sebep oldu maalesef. Kuraklık deyip geçmemek gerekir. Çünkü artan nüfusu beslemek, doyurmak, tarım ürünlerinin artışı ile mümkün olur. Katma değeri yüksek ürün üretip satamayan Türkiye gibi ülkeler, tarım ürünleri ile ayakta kalabilir. Bunun için de yüksek tarım ürünü elde etmek sulamaya bağlıdır. Şu anda Adana su sıkıntısı yaşamıyor. Ama biz biliyoruz ki, Türkiye’nin birçok büyük kentinde, içme ve kullanma suyu sıkıntısı kapıya dayanan tehlike durumunda. Su hayat olduğuna göre, iklim değişiklikleri de yağmur bulutlarını ülkemiz üzerinden başka taraflara taşıdığı gerçeği de göz önüne alınarak, bugünden itibaren su tasarrufu yapılması her insanın öncelikli görevi olmalıdır. Yağmursuzluk ve kuraklık, sonunda kıtlığı kapımıza getirir. Allah, her milleti kıtlıktan korusun. Bugün Türkiye’de pahalılık var ama kıtlık yok. Su tasarrufu yapılmazsa, kuraklıklar böyle devam ederse, Allah korusun kıtlık da kapımızı çalabilir.
Her insan bilmeli ki bunun nedeni, bindiğimiz dalı kesmemizdir. Ağaçları kesen, ormanları yakan ve kuraklığa sebep olan bizleriz. Kıyamet kopuyor olsa da, “Elindeki fidanı toprakla buluştur” diyen bir mübarek peygamberin ümmetleri olarak, ağaca saygı, ormana sevgi ile yaklaşmak geleceğimizi kurtarmak olur.
Umarım, bu güzellik her insanımızın fikrinde yeşerir.

Yaşar KARA - Derin düşünce ve haber portalı - Habercilite 49.Yıl
Sitemizde yayınlanan materyallerin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Yaşar KARA © 2006-2021
YÖNETİM PANELİ