Hürmüz’de Savaş Çanları: Trump’tan İran’a “Şantaj” Resti!
WASHINGTON / TAHRAN – Orta Doğu’da ateşkes umutları pamuk ipliğine bağlıyken, İran’ın dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatma kararı tansiyonu zirveye taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da kurmaylarıyla "savaş senaryolarını" masaya yatırdı.
İran ile ABD arasında yürütülen dolaylı müzakerelerden sonuç çıkmaması ve Washington’un İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmaması üzerine Tahran yönetimi beklenen hamlesini yaptı. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın "sıkıyönetim" statüsüne geri döndüğünü ve gemi geçişlerinin tamamen İran iznine bağlandığını duyurdu.
Trump: "Bize Şantaj Yapamazlar"
Beyaz Saray’da üst düzey güvenlik toplantısı gerçekleştiren Başkan Donald Trump, toplantı sonrası yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı. İran’ın boğazı kapatma kararını "açık bir şantaj" olarak nitelendiren Trump, "Bize baskı kuramazlar. Eğer bir anlaşma olmazsa, İran’ı yeniden bombalamaya başlarız. Onların donanmaları da hava kuvvetleri de bizimle başa çıkamaz" diyerek askeri harekat sinyali verdi.
Hürmüz’de Gemilere Ateş Açıldı
Gerilimin sahaya yansıması ise gecikmedi. Edinilen bilgilere göre, boğazdan geçmeye çalışan ve petrol taşıyan iki tanker, İran hücum botlarının taciz ateşine maruz kaldı. Olayın ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölge üzerinde savaş helikopterleri ve İHA’larla devriye uçuşlarına başladığını bildirdi.
Ateşkes İçin Sayılı Günler Kaldı
Bölgedeki 10 günlük geçici ateşkesin sona ermesine sadece 4 gün kalmışken yaşanan bu kriz, topyekün bir savaş korkusunu tetikledi. Tahran, "Abluka kalkmadığı sürece boğaz açılmayacak" şartını korurken; Washington, nükleer program ve uranyum krizi çözülmeden geri adım atmayacağını vurguluyor.
Enerji Piyasası Alarmda
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Analistler, krizin birkaç gün daha sürmesi durumunda petrol fiyatlarında öngörülemez bir yükseliş yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Görüş: Washington koridorlarında "zorla rejim değişikliği" seçeneğinin yüksek sesle konuşulmaya başlanması, önümüzdeki 48 saatin bölge kaderi için belirleyici olacağını gösteriyor.